<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>OZON CLINIC</title>
	<atom:link href="http://www.ozonclinic.com/ozon/?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ozonclinic.com/ozon</link>
	<description>Sağlık Erdemdir</description>
	<pubDate>Sat, 07 Aug 2010 10:30:29 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.3</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>YAŞLILIK VE CİNSELLİK</title>
		<link>http://www.ozonclinic.com/ozon/?p=740</link>
		<comments>http://www.ozonclinic.com/ozon/?p=740#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Mar 2008 21:08:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[CİNSELLİK]]></category>

		<category><![CDATA[UZUN YAŞAM]]></category>

		<category><![CDATA[YAŞLANMA]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ozonclinic.com/ozon/?p=740</guid>
		<description><![CDATA[YAŞLILIK VE SEKS


Seks sağlığın korunmasında çoğu ilaçtan daha yararlıdır ve Anti-Aging tedavisi olarak salık verilir. İyi bir seksüel yaşamın insanı sağlıklı, vital ve genç tuttuğunu araştırmalar göstermektedir. 


Endokrinolog açısından bu sonuçlar bilimsel temele dayanmaktadır. Bu gün iyi bir seksin testesteron düzeyini bir iki gün yüksek düzeyde tuttuğu bilinmektedir. Libidoda azalma organizma için bir alarm işaretidir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size: 11pt; color: black; line-height: 150%; font-family: Verdana">YAŞLILIK VE SEKS<o:p></o:p></span></strong></p>
<ul>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Seks sağlığın korunmasında çoğu ilaçtan daha yararlıdır ve Anti-Aging tedavisi olarak salık verilir. İyi bir seksüel yaşamın insanı sağlıklı, vital ve genç tuttuğunu araştırmalar göstermektedir. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Endokrinolog açısından bu sonuçlar bilimsel temele dayanmaktadır. Bu gün iyi bir seksin testesteron düzeyini bir iki gün yüksek düzeyde tuttuğu bilinmektedir. Libidoda azalma organizma için bir alarm işaretidir ve çoğu kez temelde yatan gerçek hastalığın belirtilerinden daha önce ortaya çıkar. </span></p>
</li>
<li><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Kalp infarktüsü geçiren her üç hastada ikisinde yıllar önceden seksüel yetersizlik başladığı saptanmıştır. Yaş ilerledikçe daha önce seksüel aktif olan kadınlar ve erkeklerde seks için enerji kalmaz. Erkeklerin kimisinde ereksiyon olmaz, kadınlarda kuruluk problemi başlar. Tüm bu değişiklikler hormonlardaki azalmaya bağlıdır. Hormon tedavisi her iki cinste libidoyu hatta seksüel enerjiyi artırır. <o:p></o:p></span></li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Bazı araştırmalar erkeklerin impotans olduktan sonra yaklaşık 20 yıl daha yaşadıklarını göstermektedir. Andropoz ne kadar geç başlarsa erkek o kadar uzun yaşar. Başka bir deyimle birey ne sağlıklı ise o kadar uzun süre potent kalır. Erkeklerin çoğu andropozu kabullenmek istemezler ve maalesef azalan seksüel ilgi, ereksiyon problemleri yada depresyon gibi testesteron yetersizliği belirtileri hakkında kimseyle hatta doktorla konuşmak istemezler. Yaşlandıkça libido (cinsel istek) yavaş yavaş azalır. Kimi yaşlılarda ise azalmaz. Kan basıncı düşürücü yada sakinleştirici ilaçlar libidoyu azaltır. </span></p>
</li>
<li><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Erkekte ve kadında seks dürtüsünün bulunmaması testesteron düzeyinin olağan dışı düşük olmasına bağlıdır. Bu durumda en seksi bir kadının bile, ne beyinde nede peniste etkisi olmaz. Ama tek sorumlu bu değildir. Cinsel güç beyinden çıkan uyarıların omurilikteki sinirlerle penise ulaşması ve penisin uzunluğu boyunca iki süngersi cismin kanla dolarak penisi dekleştirmesi biçminde olaylar zincirine dayanır. Burada penise kanı taşıyan atardamarlarda plaklarla daralmamış olması önemlidir. <o:p></o:p></span></li>
<li><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Ruhsal, sinirsel, yada damarsal nedenler bu olaylar zincirinde kopukluk yaparak iktidarsızlığa neden olur. Olgularn % 80 inde neden yapısal bozukluk % 20 sinde piskolojiktir. <o:p></o:p></span></li>
<li><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Kollestrol yüksekliğinin neden olduğu damar bozukluğu ve genital bölge travması sonucu (bisiklet selesinin baskısı) damarların zarar görmesi iktidarsızlığa yol açan önemli nedenlerdir. <o:p></o:p></span></li>
<li><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Şeker hastalığı da damar ve sinirlerde yatığı kötü etki ile iktidarsızlığa götürür. İktidarsızlık libidodan farklı bir sorundur. Cinsel uyarılara karşı penisin dikleşmemesidir. Gerçi cinsel güç yaşla azalmakta ancak iktidarsızlık yalnızca yaşlanmanın bir sonucu değildir. Sorun yaşlanmanın daha erken yıllarında da ortaya çıkabilir. (erkeklerin %5 i 40 yaşında iktidarsızdır.<o:p></o:p></span></li>
</ul>
<p><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Tedavi<o:p></o:p></span></strong></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">İktidarsızlığın tedavisi temeldeki nedene göre değişir.<o:p></o:p></span></li>
<li><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Kullanılan ilaçlar gözden geçirilmelidir.<o:p></o:p></span></li>
<li><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Testesteron düzeyi düşükse giderilmelidir. <o:p></o:p></span></li>
<li><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Sinirlerin ve damarların zarar görmesi önlenmeli (sigara ve alkol kesilmeli, kolesterol düşürülmeli)<o:p></o:p></span></li>
<li><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Ruhsal nedenler varsa piskolojik danışmanlık yardımı alınmalıdır. Viagra iktidarsızlık tedavisinde %80 başarı sağlayan ilaçtır. Viagra ile yalnız piskolojik nednli iktiarsızlık değil, organik nedenli ereksiyon bozuklukları da tedavi edilmektedir. Aç olarak alınmalıdır. Bir iki saat boyunca etkisini gösterir. 50 mg. lık doz yeterli olabilir. Ancak çoğu kimseye 100 mg. gerekmektedir. Kalp ve tansiyon ilaçları ile birlikte alınmaz. <o:p></o:p></span></li>
<li><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Libido azalmasında ise libido isimli afrodizyak olguların %80 inde düzelme sağlamaktadır. Günde 2 kez <st1:metricconverter ProductID="3 gram" w:st="on">3 gram</st1:metricconverter> alınır. <o:p></o:p></span></li>
<li><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Düzenli egzersiz yapan erkekler ve kadınlar genellikle iyi seks yaşamına sahiptir.<o:p></o:p></span></li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Horny Goat Weed ve Avena Sativa bitkisel kökenli kadın ve erkeğin kullanabileceği doğal alternatiflerdir. </span></p>
</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ozonclinic.com/ozon/?feed=rss2&amp;p=740</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>YAŞLILIK VE CİLT BAKIMI</title>
		<link>http://www.ozonclinic.com/ozon/?p=739</link>
		<comments>http://www.ozonclinic.com/ozon/?p=739#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Mar 2008 21:04:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[CİLT]]></category>

		<category><![CDATA[UZUN YAŞAM]]></category>

		<category><![CDATA[YAŞLANMA]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ozonclinic.com/ozon/?p=739</guid>
		<description><![CDATA[YAŞLILIK CİLT KIRIŞIKLIĞI DEĞİLDİR

Cilt içten ve dıştan olan etkenlerle yıpranır, yaşlanır. Ayrıca derinin kırışması ve saçların kırlaşmasında genlerin rolü vardır. Yaşam biçimi de (beslenme, sigara, aşırı güneş ışınları vb.) deri ve saç yaşlanmasında etkilidir. Genellikle yaş ve sağlık durumu cilde göre değerlendirilir. Kendinizi çok dinç ve iyi hissetseniz de deriniz kırışık, kahverengi lekeli ise gözlerinizin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">YAŞLILIK CİLT KIRIŞIKLIĞI DEĞİLDİR</span></strong></p>
<ul>
<li style="line-height: 150%; text-align: justify"><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span></strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Cilt içten ve dıştan olan etkenlerle yıpranır, yaşlanır. Ayrıca derinin kırışması ve saçların kırlaşmasında genlerin rolü vardır. Yaşam biçimi de (beslenme, sigara, aşırı güneş ışınları vb.) deri ve saç yaşlanmasında etkilidir. Genellikle yaş ve sağlık durumu cilde göre değerlendirilir. Kendinizi çok dinç ve iyi hissetseniz de deriniz kırışık, kahverengi lekeli ise gözlerinizin altı torbalı ise insanlar sizi yaşlı sayar. Öte yandan dış görünümünden memnun olanlar daha sağlıklı, aktif toplum ve kendileri ile barışıktırlar. Çünkü ruhsal denge ve huzur, sağlık ve yaşam sevinci için iç organların çalışması kadar önemlidir. Yaşlanmayla birlikte derinin iç tabakasındaki, derinin çatısını oluşturan kollajen ve derinin elastikiyetini sağlayan elastin lifleri azalır. Böylece deri incelir. Derinin kanlanması da giderek azalır. Yağ ezlerinin yağ üretimi azalır. <o:p></o:p></span></li>
<li><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Sonuçta deri ince, kuru, kırışık ve elastikiyetsiz olur. Bu doğal değişiklikler güneş, stres, kötü beslenme, çevre kirliliği, sigara, alkol ile hızlanır. Dış etkenlerden özellikle güneş ışınları en önemli risk faktörüdür. Çok az güneş ışını derinin D vitamini yapabilmesi için gereklidir. Ancak bunun için 5 dakika bile yeterlidir. Çünkü görünen güneş ışınlarının yanı sıra görünmeyen ultraviyole ışınları kollajeni eriten enzimlerin açığa çıkmasına neden olur. Kaldı ki bulutlu havalarda bile güneşin zararlı ultraviyole ışınlarının %80 i bulutlardan geçebilir. Deriyi, içerdiği melanosit hücreleri ultraviyole ışınlardan korur. Şu var ki yaşlanmayla bu hücreler belirgin ölçüde azalır ve derinin güneşin zararlı ışınlarından korunması yetersiz olur. Bu nedenle erken yaşlardan başlayarak aşırı güneşlenmeden kaçınılmalıdır. Solaryuma gitmekte aynı nedenlerle sakıncalıdır. Dışarıda geniş sperlikli şapka, açık renk bol uzun kollu gömlek güneş ışınlarının zararlı etkirlinden krunmk için yararlıdır. Plaj şemsiyelerinin sudan ve kumdan yansıyan ultraviyole ışınlarına karşı korumadığı bilinmektedir.parlak ışıkta plajda yada karlı yerlerde ultraviyole süzgeçli güneş gözlükleri kullanılmadır. Dışarıya çıkmadan yarım saat önce vücudun güneş görecek yerlerine oksibenzon ve parsol 1789 içeren tüm ultraviyole ışınlarını engelleyen geniş etkili güneş yağı sürülmesi<span>  </span>salık verilir. <o:p></o:p></span></li>
<li><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Cilt Bakımında Temel Kurallar<o:p></o:p></span></strong></li>
<li><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">İyi bir cilt bakımının ana kuralları yeterli nemlilik, hormonlar, vitaminler, eser mineraller ve antioksidanlardır. Bu sadece dışardan cilde uygulanmakla kalmayıp içerden de olmalıdır.<o:p></o:p></span></li>
<li><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Cildi kurutmayacak, tahriş etmeyecek sabun yada vücut şampuanı kullanınız.<span>  </span>Sabah ve akşam cilt tipinize uygun bir temizleme sütü ile yüzünüzü temizleyiniz. Gündüz çevrenin zararlı etkilerlinden koruyan bitkisel kökenli nemlendirici yüz kremi tercih edilmelidir. Mineral yağlar deriyi çatlatabilir. Yüksek miktarları, kendi doğal yağlarını çözündürerek deriyi daha fazla kurutabilir. Gece deri kendini yenileme fırsatı bulur. Yeterli uyku bu bakımdan önemlidir. Gece kremleri, koruyucu faktörler ve besleyici maddeler içerdiğinden cildi korur, elastikiyet kaybını önler. Bu kremlerin içerik maddelerinden en önemlileri antioksidanlar, vitamin A, B vitaminleri (B2,B5,B6) , vitamin E, vitamin C ve koenzim Q 10 dur. Bazı bakım ürünlerinde bulunan elastin ve kollajen yüzeyde kalır, deri içine girmez. Biyotinin hayvanlardaki etkisine dayanılarak insanlarda da kullanımı önerilmektedir. Ancak insanlarda etkisine ait bir kanıt yoktur. Kaldı ki biyotin eksikliği çok seyrek görülür. Plesenta ürünlerinin de deride belirgin etkisi yoktur. Vücutta ve deride iyi bir hormon dengesini olması önemlidir bu amaçla deriye jel yada losyonlar uygulanır. Soyada izoflavon (bitkisel östrojen) vardır. Bu maddeyi içeren krem (Millenium Energist Elizaberhe arden) cildi nemlendirir ve kırışıklıklardan korur. <o:p></o:p></span></li>
<li><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Deriyi Genç Tutan İşlemler<o:p></o:p></span></strong></li>
<li><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Gençlerde deri hücreleri 28 günde bir alt katlardan üst kata çıkarak kepek olarak atılır. Yeşın ilerlemesi ile birlikte busüreç 50 güne kadar uzar. Kimyasal olarak A vitamini yapısında olan tiretinoin, retin A, isimleri ile tanınan ürün bu süreci kısaltır. Hücre aktivitesini tetikler. Genç deriyi ön plana getirir. Cilde renk verir, yumuşatır ve kırışıklıkları azaltır. Günde bir kez uygulanır. Etkisini 3 ayda gösterir. Uzun yıllar kullanılabilir. Vücut inde duş altında body-peeling (deri soyma) uygulanabilir (Örneğin Nivea Dusch – peeling). AHA (Alfa hidroksi asit) ve BHA (Beta hidroksi asit) doğal olarak meyvelerde ve sütte bulunur. Yaşlı deriyi soyar ve yeniyi görünür yapar. Yani kimyasal peeling etkisini gösterir. <o:p></o:p></span></li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Aynı zamanda alt katlardaki yeni hücre ve kollejen oluşumunu uyarır. Retin A, AHA ve BHA güneşe duyarlılığı artırdığından bu ilaçları kullanırken güneşten korunmalıdır. Deri hücrelerinin yenilenme sürecini kısaltan bu işlemlerin hücre bölünme sayısının sınırlı olduğu dikkate alınırsa, mevcut potansiyeli çarçabuk kullanıp sonraları cildin daha çabuk yaşlanmasına neden olacağı sakıcası ileri sürülmektedir. Derinin kimyasal maddelerle (Fenol yada Triklor Asetik Asit) yada lazerlerle soyulması (peeling) kırışıklıklarda uzun süre düzlme sağlayabilir. Ancak deri gevşekse estetik yüz ameliyatı gerekir. Yüzdeki kırışıklıkların giderilmesinde clostridium botulinum bakterisinin seyreltilmiş toksini botoxun yada dolgu maddelerinin deri içine enjekte edilmesi gibi küçük cerrahi girişimler son yıllarda yaygın uygulanmaktadır. </span></p>
</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ozonclinic.com/ozon/?feed=rss2&amp;p=739</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>YAŞLILIK VE SAÇ BAKIMI</title>
		<link>http://www.ozonclinic.com/ozon/?p=738</link>
		<comments>http://www.ozonclinic.com/ozon/?p=738#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Mar 2008 21:01:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[CİLT]]></category>

		<category><![CDATA[UZUN YAŞAM]]></category>

		<category><![CDATA[YAŞLANMA]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ozonclinic.com/ozon/?p=738</guid>
		<description><![CDATA[Saç Bakımı


Kadınlarda menapozla birlikte, erkeklerde ise daha erken yaşlarda saç dökülmesi başlar. Yaşamın orta yıllarında saç değişikliklerinde bir çok faktör rol oynamaktadır. 


Kalıtımla edinilen gen ve kıl köklerinde seyreden genetik programın rolü en önemlidir.


Kıl köklerinin yenilenmesi ve yeni kıl oluşumu için gerekli olan vitamin ve eser minerallerin eksikliği etkenler arasındadır. Aterioskleroz vb. damar hastalıklarına yol [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Saç Bakımı</span></strong></p>
<ul>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span></strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Kadınlarda menapozla birlikte, erkeklerde ise daha erken yaşlarda saç dökülmesi başlar. Yaşamın orta yıllarında saç değişikliklerinde bir çok faktör rol oynamaktadır. <o:p></o:p></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify; tab-stops: list 177.75pt"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Kalıtımla edinilen gen ve kıl köklerinde seyreden genetik programın rolü en önemlidir.<o:p></o:p></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify; tab-stops: list 177.75pt"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Kıl köklerinin yenilenmesi ve yeni kıl oluşumu için gerekli olan vitamin ve eser minerallerin eksikliği etkenler arasındadır. Aterioskleroz vb. damar hastalıklarına yol açan sağlık sorunlarında saç dökülmesi sıklıkla görülmektedir.<o:p></o:p></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify; tab-stops: list 177.75pt"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Saç dökülmesi ağır bir hastalıktan yada pişik travmadan aylarca sonra ortaya çıkabilir. Çünkü; saç gelişme bozukluğunun dökülme şeklinde kendisini göstermesi zaman alır. Hastalık iyileşince saç dökülmesi kendiliğinden geçer.<o:p></o:p></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify; tab-stops: list 177.75pt"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Şu var ki çok kez hormonal dengesizlik saç dökülmesinde en önemli rolü oynar.<o:p></o:p></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Kadınlarda baş derisinde östrtojen azalması sonucu kıl köklerinde androjen (erkeklik hormonu) baskınlığı olur ve<span>  </span>saç dökülmesi hızlanır. Erkeklerde ise saçlı deride Reduktazenziminde aşırılık varsa testosterondan normalin üstünde dihidro testosterona değişim olur ve buda saç dökülmesine yol açar.<o:p></o:p></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Kadınlarda yaygın saç dökülmesi, çene, üst dudak, memeler ve üst bacakta kıllanma ile birlikte ise çok kez androjen hormonlarında östrojene oranla bir artış vardır. Bu artış testi ile saptanır. Bu durumda androjen oluşumu, orijinine yönelik tedavi ile frenlenir. Yada hücrelerdeki androjen reseptörleri (algılayıcılar) sentetik bir steroid olan spironolakton ile bloke edilerek androjenlerin etkisi önlenir. Östrojen içeren saç losyonu ve minoxidil etkin maddeli regaine diğer alternatiflerdir. <o:p></o:p></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Erkeklerde yaygın saç dökülmesinde düzenli östrojenli saç losyonu kullanılması yararlı olmaktadır. Minoksidil de olguların bir kısmında başarılı olmaktadır. Ancak mucize beklenmemelidir.<o:p></o:p></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Giderek artan saç dökülmesi ve başın çıplaklaşmasıyla başladığı olgularda finasterit (propecia) denenmelidir. Prostat büyümelerinde kullanılan bu ilaç saçlı deride 5-alfa reduktaz enzimini kısıtlayarak testosterondan saç dökülmesini koruyan dihidrotestosteronun oluşumunu azaltır. Ancak ilacın, başarının devamı için yaşam boyu hergün kullanılması gerekmektedir.</span></p>
</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ozonclinic.com/ozon/?feed=rss2&amp;p=738</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>FİZYOLOJİK YAŞIMIZI NASIL AZALTIRIZ?</title>
		<link>http://www.ozonclinic.com/ozon/?p=737</link>
		<comments>http://www.ozonclinic.com/ozon/?p=737#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Mar 2008 20:58:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[UZUN YAŞAM]]></category>

		<category><![CDATA[YAŞLANMA]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ozonclinic.com/ozon/?p=737</guid>
		<description><![CDATA[FİZYOLOJİK YAŞINIZI GENÇLEŞTİREN 22 ALTIN ÖNLEM


Günde üç öğün (60 yaşından sonra iki öğün) den fazla yemek yemeyiniz. Az yamak yiyiniz öğün aralarında mevsim meyvesinden başka bir şey yemeyiniz. Akşam yemeğini mümkünse saat 18 den sonraya bırakmayınız ve daha sonra su, şekersiz çay, maden suyu dışında hiçbir şey içmeyiniz.


Sigara içmeyiniz ve sigara dumanlı ortamlarda bulunmayınız.


Yeterli ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">FİZYOLOJİK YAŞINIZI GENÇLEŞTİREN 22 ALTIN ÖNLEM<o:p></o:p></span></strong></p>
<ol>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify; tab-stops: list 177.75pt"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Günde üç öğün (60 yaşından sonra iki öğün) den fazla yemek yemeyiniz. Az yamak yiyiniz öğün aralarında mevsim meyvesinden başka bir şey yemeyiniz. Akşam yemeğini mümkünse saat 18 den sonraya bırakmayınız ve daha sonra su, şekersiz çay, maden suyu dışında hiçbir şey içmeyiniz.<o:p></o:p></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify; tab-stops: list 177.75pt"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Sigara içmeyiniz ve sigara dumanlı ortamlarda bulunmayınız.<o:p></o:p></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify; tab-stops: list 177.75pt"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Yeterli ve düzenli bir uyku için özen gösteriniz. <o:p></o:p></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify; tab-stops: list 177.75pt"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Haftada 3 – 4 kez yarım saat – 1 sat yürüyüş ve 10 dakika kas güçlendirici eksersizler yapınız.<o:p></o:p></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify; tab-stops: list 177.75pt"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Çevre kirliliğinde korununuz.<o:p></o:p></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify; tab-stops: list 177.75pt"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Sosyal ilişkiler kurunuz ve etkinliklere katılınız. <o:p></o:p></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify; tab-stops: list 177.75pt"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">VKİ nin (Bak konu 11.1) kadında 23 erkekte 24 ten fazla olmaması için çaba göstermelisiniz.<o:p></o:p></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify; tab-stops: list 177.75pt"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Stresle başa çıkmayı öğrenmelisiniz.<o:p></o:p></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify; tab-stops: list 177.75pt"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Yaşamınız boyunca okuyup öğrenmeye ara vermeyiniz.<o:p></o:p></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify; tab-stops: list 177.75pt"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Kollestrol düzeyinizin normal olması için çaba gösteriniz<o:p></o:p></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify; tab-stops: list 177.75pt"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Günde bir bardak kırmızı şarap dışında alkol almayınız<o:p></o:p></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify; tab-stops: list 177.75pt"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Seksüel aktif olunuz<o:p></o:p></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify; tab-stops: list 177.75pt"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Tansiyonunuzun 120 / 80 den fazla olmamsı için özen gösteriniz. <o:p></o:p></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify; tab-stops: list 177.75pt"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Besinlerle, yada bitkisel hormonlarla hatta gerekiyorsa doğal hormonlarla hormon yetersizliğini gideriniz.<o:p></o:p></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify; tab-stops: list 177.75pt"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">40 yaş üzerinde iseniz günde 100 mg. aspirin alınız.<o:p></o:p></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify; tab-stops: list 177.75pt"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Günde 500 mg. C vitamini alınız.<o:p></o:p></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify; tab-stops: list 177.75pt"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Günde 400 İÜ E vitamini alınız<o:p></o:p></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify; tab-stops: list 177.75pt"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Günde 1000 mg. calcium alınız.<o:p></o:p></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify; tab-stops: list 177.75pt"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Günde 400 mcg folik asit alınız<o:p></o:p></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify; tab-stops: list 177.75pt"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Demir içermeyen ve A vitamini içeriği 8000 İÜ den az olan bir mülti-vitamin preparatı alınız.<o:p></o:p></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify; tab-stops: list 177.75pt"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Diş bakımına özen gösteriniz.<o:p></o:p></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Grip, tetanoz, hepatit – B, pnömoni aşıları gibi aşılarla immün sistemini destekleyiniz.<o:p></o:p></span></p>
</li>
</ol>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ozonclinic.com/ozon/?feed=rss2&amp;p=737</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>YAŞLILILIĞIN TİPİK HASTALIKLARI</title>
		<link>http://www.ozonclinic.com/ozon/?p=736</link>
		<comments>http://www.ozonclinic.com/ozon/?p=736#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Mar 2008 20:50:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[UZUN YAŞAM]]></category>

		<category><![CDATA[YAŞLANMA]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ozonclinic.com/ozon/?p=736</guid>
		<description><![CDATA[

Depresyon


Kanser


Artrit ve Artroz


Diyabet


Parkinson


Alzheimer


Osteoporoz


Prostat Büyümesi


Katarakt ve Glokom


]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li>
<p style="text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; font-family: Verdana">Depresyon</span></p>
</li>
<li>
<p style="text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; font-family: Verdana">K</span><span style="font-size: 11pt; font-family: Verdana">anser</span></p>
</li>
<li>
<p style="text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; font-family: Verdana">Artrit ve Artroz</span></p>
</li>
<li>
<p style="text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; font-family: Verdana">Diyabet</span></p>
</li>
<li>
<p style="text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; font-family: Verdana">Parkinson</span></p>
</li>
<li>
<p style="text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; font-family: Verdana">Alzheimer</span></p>
</li>
<li>
<p style="text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; font-family: Verdana">Osteoporoz</span></p>
</li>
<li>
<p style="text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; font-family: Verdana">Prostat Büyümesi</span></p>
</li>
<li>
<p style="text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; font-family: Verdana">Katarakt ve Glokom<o:p></o:p></span></p>
</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ozonclinic.com/ozon/?feed=rss2&amp;p=736</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>YAŞLILIK VE DEPRESYON</title>
		<link>http://www.ozonclinic.com/ozon/?p=735</link>
		<comments>http://www.ozonclinic.com/ozon/?p=735#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Mar 2008 20:45:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[UZUN YAŞAM]]></category>

		<category><![CDATA[YAŞLANMA]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ozonclinic.com/ozon/?p=735</guid>
		<description><![CDATA[DEPRESYON


Depresyon duygu durumundaki bir bozukluktur. Çoğu kimse geçici olarak kısa süreli üzüntü, karamsarlık geçirebilir.ancak bu duygular en az iki hafta devam ederse depresyondan söz edilir. 


Depresyon sırasında üzüntü, keder dışında eskiye göre sinirli ve endişeli olmak gibi başka duygularda yaşanabilir. Birey kendisini işe yaramaz yada başarısız biri olarak görebilir.tüm olumsuzlukların sonsuza dek süreceği beklentisi olduğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">DEPRESYON</span></strong></p>
<ul>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span></strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Depresyon duygu durumundaki bir bozukluktur. Çoğu kimse geçici olarak kısa süreli üzüntü, karamsarlık geçirebilir.ancak bu duygular en az iki hafta devam ederse depresyondan söz edilir. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Depresyon sırasında üzüntü, keder dışında eskiye göre sinirli ve endişeli olmak gibi başka duygularda yaşanabilir. Birey kendisini işe yaramaz yada başarısız biri olarak görebilir.tüm olumsuzlukların sonsuza dek süreceği beklentisi olduğu için umutsuzluğa kapılır. Kişi karar vermede zorluk çeker. İlgisizlik oluşur. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Eskiden zevk aldıkları etkinliklere, hobilerine ve evlerine ilgileri azalır. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Cinsel istek kaybedilir. Kişilik değişikliği olur belirli bir nedene bağlı olmaksızın uzun süre ağlarlar. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Uykusuzluk yada aşırı uyuma görülebilir. Yorgunluk ve ağrılardan (Özellikle baş ağrısından) yakınırlar. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Rahatsızlık bazen ciddi boyutlara ulaşabilir ve depresyondaki kişinin düşünceleri, gerçekle bağlantısını tümüyle yitirir. Örneğin “dünyada bütün kötülüklerin nedeni benim” gibi. Bu tür düşüncelere kimi zaman anormal algılar (halüsinasyonlar) eşlik edebilir. Örneğin kişi “sen kötüsün cezalandırılmalısın” diye suçlayıcı bir ses duyduğunu söyler. O halde depresyonu gerçeğe uymayan bireysel bir davranış biçimi olarak değil, kökleri<span>  </span>beyindeki mesaj maddeleri eksikliği olan bir bedensel hastalık olarak değerlendirilmelidir. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Birçok yaşlı insana depresyona sokacak kadar neden vardır. Eşlerini kaybetmişlerdir, yada yaşlı olduklarından eş, dost ilgisi de azalmıştır. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Ekonomik sıkıntılar da varsa sorun daha da büyür. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Yaşlılıkla birlikte bazı hatalıklarında (eklem ağrıları, iyi işitmeme, görme bozukluğu, kalp ve dolaşım sorunları) ortaya çıkması kişiyi depresyona yatkın kılar. Başta tansiyon ilaçları olmak üzere birçok ilaç depresyona yol açabilir.</span></p>
</li>
</ul>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Depresyon Nedenleri</span></strong></p>
<ul>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span></strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Yaşam koşullarının ve vücuttaki vital maddelerin eksikliklerinin birlikte etkileşimi bardağı taşırabilir.Östrojen, testosteron, Progesteron ve serotonin’ in etkileri çok yönlüdür ve beyinde de etkindir. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Bu hormonların konsantrosyonunun beyin duygu ve algılama ile ilgili bölümlerinde azalması,; yanlış algılamaya, normal çevre uyarılarına karşı yanlış reaksiyonlara neden olur.</span></p>
</li>
</ul>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Depresyon Tedavisi</span></strong></p>
<ul>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span></strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Her insanın arada bir depresif dönem yaşaması normaldir. Ancak haftalarca sürecek günlük yaşamı aksatırsa depresyona dönüşür. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Düzenli spor mutluluk beren maddelerin salgılanmasını tetikler.</span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Sosyal ilişkiler kurunuz</span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Yaşamınızı değişikliklerle ve hobilerinizle renklendiriniz. Sinema, tiyatro ve konsere gitmek , seyahate çıkmak, davetlere katılma, ruhsal huzur için yararlı etkinliklerdir. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Anti depresyon ilaçlardan selektif serotoinin geri alım inhibitörleri (prozac, günde 10-20 mg, seroxat 20-40 mg, seralin günde 50 mg.) yaşlı hastalarda en az yan etkiyle depresyonu denetim altına alınabilir. Günde tek doz alınmaları ve başka ilaçlarla nisbeten az etkileştiklerinden avantajlıdırlar. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Etkisiz olmalrı yada yan etkilerinin ortaya çıkması halinde nefazadone (serzone günde 200 ila 400 mg.), sitalopram (Cipram günde 20-40mg.) yada venlafaxine (efexor günde 75 mg.) içeren yan etkileri daha az olan ilaçlar kullanılabilir. Etkin maddesi Buproprion olan ilaç (Zyban) da depresyon tedavisinde ve sigarayı bırakmada destek olarak günlük 300 mg. lık dozda kullanılmaktadır.</span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Anti depresyonların yeterli olmasığı olgularda yada ilaç tedavisinin yan etkilerini kaldıramayanlarda elektroşok teavisi hızlı sonuç veren etkin bir tedavi yöntemidir.<o:p></o:p></span></p>
</li>
</ul>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ozonclinic.com/ozon/?feed=rss2&amp;p=735</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>YAŞLILIK VE KANSER</title>
		<link>http://www.ozonclinic.com/ozon/?p=734</link>
		<comments>http://www.ozonclinic.com/ozon/?p=734#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Mar 2008 20:40:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kanser Ve Tedavisi]]></category>

		<category><![CDATA[UZUN YAŞAM]]></category>

		<category><![CDATA[YAŞLANMA]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ozonclinic.com/ozon/?p=734</guid>
		<description><![CDATA[KANSER


Vücudumuzda eskiyip ölen hücrelerin yari sağlam hücrelerin ikiye bölünüp çoğalmasıyla doldurulur. Bu çoğalma genlerdeki kodlanmış olan informasyonlarla kontrollü ve kurallı olur. Bir yada birkaç gende değişikliğe yol açan DNA hasarı sonucu bu kontrol mekanizması işlemez. DNA vücudun temel yapı taşıdır. Çoğalma dahil tüm hücre fonksiyonlarına karar veren ve hücrelerin çekirdekleri içinde kromozonlarda yer alan genetik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">KANSER</span></strong></p>
<ul>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span></strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Vücudumuzda eskiyip ölen hücrelerin yari sağlam hücrelerin ikiye bölünüp çoğalmasıyla doldurulur. Bu çoğalma genlerdeki kodlanmış olan informasyonlarla kontrollü ve kurallı olur. Bir yada birkaç gende değişikliğe yol açan DNA hasarı sonucu bu kontrol mekanizması işlemez. DNA vücudun temel yapı taşıdır. Çoğalma dahil tüm hücre fonksiyonlarına karar veren ve hücrelerin çekirdekleri içinde kromozonlarda yer alan genetik materyallerdir. DNA zarar görünce yanlış sinyaller yollanır. Böyle yanlış genetik bilgi sonucu kansere dönüşüm olmaktadır. DNA bozukluğu kalıtımsal olabileceği gibi sonradanda kazanılabilir. Demek ki kanser kromozomlardaki DNA bozukluğu sonucu oluşan bir gen hastalığıdır. Kanserli dokunun hücreleri kontrolsüz ve hızlı çoğalır. Kan dolaşımı ile vücudun her kısmına yerleşir. Bu yayılmaya metastaz denir. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Kanser gençlerde de görülebilir. Ancak yaşlı insanlar yıllar boyunca hava kirliliği, radyasyon, sigara, yanlış beslenme, zararlı kimyasallar, stres ve hormonal dengesizlik gibi çeşitli zararlı etmenlerin etkisinde kaldıklarından kansere daha yatkındırlar. Ayrıca kanser potensiyeli olan bozuk hücreleri elimine eden gen onarım mekanizması ve immün sistemi de yaşlılarda zayıflar.</span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Kalıtımsal yatkınlı için henüz yapılacak bir şey yok şu var ki; kanserlerin %80 i sigara, radyasyon, asbest, zehirli kimyasallar gibi kanserojen maddelerle yada yanlış beslenme ve virüslerle ortaya çıkmaktadır. Bu risk faktörleri kontrol edilerek kanser büyük ölçüde önlenebilir öte yandan kanser hücrelerinin tehlikeli olmaları ve vücutta yayılmaları için immün sisteminde boşluk olması gerekir. İ-yi işleyen bir immün sisteminde kanser hücrelerinin şansı yoktur. Demek ki çok güçlü immün sistemi kansere karşı en iyi sigortadır. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">En düşük kanser oranı, çok seyrek ve az et tüketip, sebze ve meyvesi bol diyet uygulayanlarda sptanmaktadır. Bu koruyucu etki sebze ve meyvelerdeki antioksidanlara ve folik aside bağlanmaktadır. Soyadaki genistein maddesi de kanser hücrelerinin çoğlaması için gerekli olan proteinlerin üretimini önlmektedir. Güneş ışınları ve solaryumların ultraviyole ışınları deri kanserine yol açabilir. Saat 11 ila 15 arası güneş ışınlarından kaçınılmalıdır. (zorunluluk varsa koruma faktörü en az 15 olan güneş kremleri ile korunmalı). Zorunlu değil ise röntgen ışınından kaçınılmalıdır.</span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">A Hepatiti besinlerle bulaşır. Birkaç haftada geriler ve kansere yo açmaz. Ancak Hepatit B ve Hepatit C virüsleri kan yoluyla ve cinsel ilişkiyle bulaşır. B Hepatit olgularının küçük bir bölümünde siroz ve karaciğer kanseri gelişir. Klinik olarak gizli seyreden Hepatit C ise yıllarca belirti vermeden kalır. Karaciğer fonksiyon testleri yaptırılmazsa Hepatit C taşıyıcılığından kuşkulanılmaz. Şu var ki yıllar sonra karaciğer kanserine yol açabilir. Ne yazık ki bu gün Hepatit C virüsüne karşı aşı bulunamamıştır.</span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Helicobakter pylori mide ülseri olgularının çoğunda bulunan bir bakteridir ve mide kanseri oluşumundan sorumlu tutulmaktadır. Antibiyotik tedavisi ile bu olasılık ortadan kaldırılır. </span></p>
</li>
</ul>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Tanı</span></strong></p>
<ul>
<li style="line-height: 150%; text-align: justify"><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span></strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">İlerlemiş kanserlerde tıbbi tedavi olanakları kısıtlı olduğundan ve başlangıç döneminde iyi bir tedavi ile kanser problem olmaktan çıkacağından korunma ve erken teşhis çok önemlidir. Bu amaçla aşağıdaki tetkikler yapılır.</span></li>
<li style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Kadınlar yılda bir jinekolojik muayene olmalı rahim ağzından smear testi ve meme muayenesi yaptırmalıdır. Ayrıca kendi kendine ayda bir kez meme muayenesi yapmalıdırlar.</span></li>
<li style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">50 yaşından sonra her iki yılda bir uygulanan düşük ışın riskli mamografi bir meme tümörünü hissedilmeden iki yıl önce ortaya çıkarabilir. </span></li>
<li style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Erkekler yılda bir kez prostat muayenesi ve PSA testi yaptırmalıdır. </span></li>
<li style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Kadın ve erkekler 50 yaşından başlayarak kalın bağırsak kanserini erken yakalamak için her 5 yılda bir kolonoskopi yaptırmalıdır. </span></li>
<li style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Dışkıda gizli kan arama testi ile (haemoccult) görülemeyen eser miktardaki kanın varlığı saptanabilir. </span></li>
<li style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Kuşku uyandıran deri lezyonuna habis olmadığından emin olmak için biopsi uygulanmalıdır. </span></li>
<li style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Artan kilo ve yağ oranı ile birlikte kadın ve erkeklerde hormona bağımlı bir çok tümörün riski yükselir. O nedenle kilo verme kanserden korunma ve genel sağlık için çok önemlidir.</span></li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ozonclinic.com/ozon/?feed=rss2&amp;p=734</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>YAŞLILIK VE EKLEM HASTALIKLARI</title>
		<link>http://www.ozonclinic.com/ozon/?p=733</link>
		<comments>http://www.ozonclinic.com/ozon/?p=733#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Mar 2008 20:37:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[UZUN YAŞAM]]></category>

		<category><![CDATA[YAŞLANMA]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ozonclinic.com/ozon/?p=733</guid>
		<description><![CDATA[ARTRİT VE ARTROZ


Eklemleri etkileyen rahatsızlıklar artrit ve artroz olmak üzere iki tipte görülür.


ARTRİT

Artrit tanımı iltihaplı eklem rahatsızlıkları için kullanılır. 
Artritin birçok türü (ankilozon spondilit,  sistemik lupuz eritematozus, psöryatik artrit vb.) vardır. Ancak en yaygın şekli romatoid artrittir. 
Romatoit artritte iltihabi bir olay sonucu özellikle parmak ve bilek bazen de omuz, dirsek, diz, ayak ve çene [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">ARTRİT VE ARTROZ</span></strong></p>
<ul>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span></strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Eklemleri etkileyen rahatsızlıklar artrit ve artroz olmak üzere iki tipte görülür.</span></p>
</li>
</ul>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">ARTRİT</span></strong></p>
<ul>
<li style="line-height: 150%; text-align: justify"><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span></strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Artrit tanımı iltihaplı eklem rahatsızlıkları için kullanılır. </span></li>
<li style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Artritin birçok türü (ankilozon spondilit,<span>  </span>sistemik lupuz eritematozus, psöryatik artrit vb.) vardır. Ancak en yaygın şekli romatoid artrittir. </span></li>
<li style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Romatoit artritte iltihabi bir olay sonucu özellikle parmak ve bilek bazen de omuz, dirsek, diz, ayak ve çene eklemlerinde genellikle ağrı ve şişme olur. </span></li>
<li style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Hem kollar hem de bacaklardaki eklemler aynı anda etkilenirler. </span></li>
<li style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Sabah eklemler tutulmuş ve ağrılı olurlar. Bu tutulma gün içinde tamamen kaybolur. </span></li>
<li style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Yaşlılıkta sıklıkla görülen bu hastalık gençlerde de görülebilir. Ve şiddetli derecede olanları eklemlerin şeklini bozarak hastayı sakat hale getirebilir. </span></li>
<li style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Çeşitli teoriler ortaya atılmasına rağmen romatoit artritin nedeni henüz tam olarak bilinmemektedir. </span></li>
<li style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Retrovirüs adlı özel bir virüsün eklem yüzeyindeki normal hücreleri enfekte edip değiştirerek onları immün sistemin tanımayacağı hale getirmesi sonucu, yada immün sistmin bozulması sonucu –normalde vücudu işgal eden zararlılara karşı savunmakla görevli olan- immün sistem elemanlarının vücudun kendi dokusunu tahrip ettiği sanılmaktadır. Bu olay oto immün hastalığı olarak tanımlanır. </span></li>
<li style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Aşırı stres romatoit artrit krizinin tetikleyicisi olabilir. Nemli, soğuk hava hastalığı ağırlaştırır. Kuru ve sıcak iklim yararlı olur. </span></li>
</ul>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">ARTROZ (OSTEOARTRİT)</span></strong></p>
<ul>
<li style="line-height: 150%; text-align: justify"><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span></strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Artroz iltihabi bir hastalık değildir. </span></li>
<li style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Eklemlerin aşınıp yıpranması sonucu oluşur. </span></li>
<li style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">İltihabi ir olya bağlı olmadığından artroz yerine kullanılan osteoartrit terimi gerçeği yansıtmayan isabetsiz bir tanımlama olmasına rağmen yaygın olarak kullanılmaktadır.</span></li>
<li style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Artroz da romatoid artrit gibi sık görülen bir rahatsızlıktır yaşlılarda uzun yıllar kullanmaya bağlı eklemlerde aşırı yıpranma olasılığı daha fazla olduğundan genellikle artroz 50 yaşlarında başlar. </span></li>
<li style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Ancak daha genç yaşlarda da özellikle eklemleri zorlanan sporcularda oluşabilir. </span></li>
<li style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">En çok etkilenen eklemler kişinin ağırlığını taşıyan eklemlerdir. (kalça, diz, ayak eklemleri). </span></li>
<li style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Ağırlık taşımayan eklemlerden omuz ve çene eklemleri de artroza eğimli olan eklemlerdir. </span></li>
<li style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Romatoid artritten farklı olarak artroz tek bir eklemi etkiler. </span></li>
<li style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Ağrı genellikle egzersizden sonra ve günün sonunda artar. </span></li>
<li style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Artroz, kemik uçlarını koruyan kıkırdak tamamen aşınıp kemikler birbirine sürtünmeye başlarsa ağırlaşır. </span></li>
<li style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Eklem deforme olabilir. Bu durumda yapay eklem takılması gerekebilir.<span>  </span></span></li>
</ul>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"><span></span></span><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Artrit Artroz Tanısı</span></strong></p>
<ul>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span></strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Klinik bulgu, uygun kan tetkikleri ve röntgen çoğu kez tanıya götürür. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Artroskopi, biyopsi gerekebilir. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Kronik dejeneratif bir eklem sorunu olan artroz ile aktif iltihabi bir eklem hastalığı olan artritin yırt edilmesi çok önemlidir. </span></p>
</li>
</ul>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Artrit ve Artroz Tedavisi </span></strong></p>
<ul>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span></strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Eklem yıpranmasından kaçınmak için en önemli önlem aşırı kilodan kurtulmaktır. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Böylece eklemlerin taşıyacağı yük azalacaktır.</span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Omega 3 yağ asitleri ve E vitamini destekli, çok az şeker ve hayvansal yağ, bol miktarda sebze, meyve, balık, tahıl ürünleri ve fazla olamak kaydıla süt ürünleri, baklagiller, ceviz, fındık, yumurtadan oluşan sağlıklı ve dengeli diyet eklem kıkırdağı için de yararlıdır.</span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Düzenli günlük egzersizler, eklemlerin hareket kapasitesini arttırır ve ağrı azalır. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Su ağırlığınızı taşıdığı için ve eklemlerinizin hareketini kolaylaştırdığı için yüzme egzersizi özellikle idealdir. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Bisiklete binme de çok iyi bir egzersizdir. Ancak akut iltihaplı, şiş yada ağrılı eklemi kesinlikle çalıştırmayın. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">İlaç tedavisi: hafif artrit için aspirin, tylenol yada parasetamol ağrı giderici olarak tavsiye edilir. Bunar işe yaramazsa steroitsiz iltihap giderici ilaçlar (Apranax, Aprol, Cataflam) hem ağrıyı keser hem de iltihabı azaltır. Bunlar sürekli kullanılıyorsa, Ranitab yada Mezoprostol adlı ilaçlarla birlikte alınmaları mide ülseri riskini azaltır. Celebrex (günde 100 mg.) ve Vioxx (günde 125 mg.) adlı ilaçlar mideye zarar vermeden ağrı ve iltihabı kontrol altına alma özellikleriyle diğer steroidsiz iltihap giderici ilaçlardan ayrılır. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Dioksisiklin, artozun ilerlemesini önleyebilir.</span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Glukozamin ve kandroitin sülfat artoz olgularında yararlı olmaktadır. Diz artozunda eklem boşluğuna sinovyal sıvının elastikiyetiyle kalınlığını artıran Hyalüronat çözeltisinin (synvisc, orthovisci Adant) haftada bir olmak üzere 3 ila 5 kez zerki yeni bir tedavi yöntemidir. Diz eklemi iltihaplı ise bu tedavi uygulanmaz. Zerkten sonra dizinizi 48 saat dinlendirmeniz gerekir.</span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Kişiyi kötürüm yapan ağır artroz olgularında ameliyarla yapay eklemler konulabilir.</span></p>
</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ozonclinic.com/ozon/?feed=rss2&amp;p=733</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>YAŞLILIK VE DİYABET</title>
		<link>http://www.ozonclinic.com/ozon/?p=732</link>
		<comments>http://www.ozonclinic.com/ozon/?p=732#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Mar 2008 20:31:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[UZUN YAŞAM]]></category>

		<category><![CDATA[YAŞLANMA]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ozonclinic.com/ozon/?p=732</guid>
		<description><![CDATA[DİYABET


İnsülin hormonunun yetersizliği sonucu kan glikoz düzeyinin yükselmesiyle karakterize bir rahatsızlıktır. Araştırmalar diyabet sıklığının %4-5 dolayında olduğunu göstermektedir ve Türkiye’ de 2,5 milyon kişide diyabet olduğu düşünülmektedir.


İnsülin kan şekeri düzeyini kontrol eder v yemekten sonra yükselen kan şekerini hücrelere taşıyarak tekrar normale indirir. Hücrelerde şeker enerji için kullanılır. Diyabette sorun enerji kaynağı olan glikozun hücreler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">DİYABET</span></strong></p>
<ul>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span></strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">İnsülin hormonunun yetersizliği sonucu kan glikoz düzeyinin yükselmesiyle karakterize bir rahatsızlıktır. Araştırmalar diyabet sıklığının %4-5 dolayında olduğunu göstermektedir ve Türkiye’ de 2,5 milyon kişide diyabet olduğu düşünülmektedir.</span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">İnsülin kan şekeri düzeyini kontrol eder v yemekten sonra yükselen kan şekerini hücrelere taşıyarak tekrar normale indirir. Hücrelerde şeker enerji için kullanılır. Diyabette sorun enerji kaynağı olan glikozun hücreler içinde alınamamasıdır. Bu pankreas bezinin yeteli isülin salgılamadığı ya da insülin etkinliğinin azaldığı zaman olur. Kanda şeker olduğu alde hücreler açlık çeker. Hücre içine alınamayan şeker kanda aşırı yükselir.</span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Tip I ve Tip II olmak üzere iki tür diyabet vardır. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"><strong>Tip I diyabet</strong> genellikle çocuklarda ve gençlerde ortaya çıkar. Pankreas çok az insülin üretir ve sonunda hiç insülin üretemez. Nedenler arasında kalıtımın yanı sıra çocukluktaki virüs enfeksiyonu ve otoimmün pankreans hasarı tartışılmaktadır. Hasta ömür boyu insülin ineleri kullanmak zorundadır.</span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"><strong>Tip II diyabet</strong> yetişkinlikte başlar. Şişman kimselerde sık görülür. Bu tipte peankreans insülin salgılar ancak nispi bir insülin yetersizliği vardır. Aşırı besin tüketimi sonucu insülin gereksinimi artar. Pankreas sıklıkla yüksek turda çalışır. Kalıtsal eğilimli hastalarda böylece yıllar sonra pankreasın yorulması sonucu diyabet ortaya çıkar. Ayrıca sürekli fazla besin alımında hücrelerinde (özellikle yağ hücrelerinin) artık insüline yanıtı iyi değildir ve daima aynı etki için daha çok insülin gerekir. Yani hücrelerin insüline duyarlılığı azalmıştır. (insülin direnci) bu tip diyabet çok kez yıllarca sinsi bir şekilde gelişir ve farkına varılmaz yada bir kan uayenesinde tesadüfen saptanır.</span></p>
</li>
</ul>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"><strong>Aşağıdki belirtilerde diyabet düşünülmelidir.</strong></span></p>
<ul>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span dir="ltr"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Aşırı susama ve acıkma</span></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span dir="ltr"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span></span><span dir="ltr"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Çok sık idrara çıkma</span></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span dir="ltr"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span></span><span dir="ltr"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Kilo kaybı</span></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span dir="ltr"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span></span><span dir="ltr"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Performansta azalma</span></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span dir="ltr"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span></span><span dir="ltr"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Kaşıntı ile birlikte kuru deri</span></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span dir="ltr"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span></span><span dir="ltr"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Seksüel gücün azalması</span></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span dir="ltr"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span></span><span dir="ltr"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Bulanık görme</span></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span dir="ltr"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span></span><span dir="ltr"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">İyileşmeyen yaralar</span></span></p>
</li>
</ul>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span dir="ltr"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span></span><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Önlemler</span></strong></p>
<ul>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span></strong><span dir="ltr"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Aşırı kilo en önemli risk faktörüdür.</span></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span dir="ltr"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span></span><span dir="ltr"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Yeterli bedensel aktivite önemlidir. </span></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span dir="ltr"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Spor hücrelerin insüline duyarlılığını artırır ve böylece insülin gereksinimi azalır.</span></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span dir="ltr"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span></span><span dir="ltr"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Sürekli streste pankreasın insülin salgılaması düzensiz olur.</span></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span dir="ltr"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span></span><span dir="ltr"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Kan şekerini çabuk yükselten şekerli besinlerden kaçınmalı, ve kana yavaş yavaş karışarak kan şekerini ani yükseltmeyen kompleks karbonhidratları içeren lifli besinleri (tahıl ürünleri, sebze, kırı baklagiller vb) tüketmelidir.</span></span></p>
</li>
</ul>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span dir="ltr"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span></span><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Diyabet Kontrolü</span></strong></p>
<ul>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span></strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Diyabetli kişiler glikometre denilen cihazla kan şekeri düzeylerindeki değişiklikleri izleyebilmektedirler. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Düzenli glikoz ölçümü diyabetin kontrolünde en önemli basamağı oluşturur. İnsülin dozu, diyet ve egzersiz kan glikozu düzeyine göre ayarlanır. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Laboratuar testleri olarak açlık kan şekeri saptanması en az 8 saatlik bir açlıktn sonra yapılır. Bu test kan şekerindeki o andaki kan şekeri düzeyini gösterir. Genel glisemiyi yansıtmaz. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Bireyin son 2 – 3 aylık dönemdeki ortalama kan glikoz düzeylerini HbA1c testi yansıtır. Ciddi komplikasyonların oluşma riskini belirleyici en güvenilir testtir. Hedef %6,5 in altında bir HbA1c düzetini sağlamaktır.</span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Son yıllarda diyabetin izlenmesinin postprandial (yemek sonrası ikinci saat) glikoz değerlerine göre yürütülmesi benimsenmektedir. Tedavide hedef kan glikoz düzeyini yemek öncesi 110 mg. a yemek sonrası ikinci saatte ise 140 mg. a düşürmektir. Postprandial glikoz düzeylerinin kontrolü risklerin önlenmesi açısından uyarıcıdır.</span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Diyabet uzman doktorlarca tedavi edilmelidir. İyi tedavi edilmeyen olgularda kalp, böbrek ve bacak damarlarında ciddi bozukluklar olur. En tehlikeli akut komplikasyon tam insülin yetersizliği sonucu ortaya çıkan diyabetik komadır.</span></p>
</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ozonclinic.com/ozon/?feed=rss2&amp;p=732</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>YAŞLILIK VE PARKİNSON</title>
		<link>http://www.ozonclinic.com/ozon/?p=731</link>
		<comments>http://www.ozonclinic.com/ozon/?p=731#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Mar 2008 20:22:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[UZUN YAŞAM]]></category>

		<category><![CDATA[YAŞLANMA]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ozonclinic.com/ozon/?p=731</guid>
		<description><![CDATA[PARKİNSON HASTALIĞI


Genelde yaşlılarda görülen bu hastalık 1817 de Dr Parkinson tarafından tanımlandı.


İşlevi hormonlarla olan belirli beyin kısımlarındaki hasar sonucu, dopamin yetersizliğine bağlı olarak (Dopamin önemli bir nörotransmitterdir) istirahat halinde görülen tireme, ellerin yada başın sallanması, ayağa kalkma zorluğu, hareket zorluğu gibi belirtiler ortaya çıkar. 


Mimik kasların rijiditesi nedeniyle ifadesiz maske yüz gelişir. 


Nedenler çeşitlidir. 


İlaçların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">PARKİNSON HASTALIĞI</span></strong></p>
<ul>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span></strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Genelde yaşlılarda görülen bu hastalık 1817 de Dr Parkinson tarafından tanımlandı.</span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">İşlevi hormonlarla olan belirli beyin kısımlarındaki hasar sonucu, dopamin yetersizliğine bağlı olarak (Dopamin önemli bir nörotransmitterdir) istirahat halinde görülen tireme, ellerin yada başın sallanması, ayağa kalkma zorluğu, hareket zorluğu gibi belirtiler ortaya çıkar. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Mimik kasların rijiditesi nedeniyle ifadesiz maske yüz gelişir. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Nedenler çeşitlidir. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">İlaçların geliştirdiği Parkinson geçicidir. İlaçların kesilmesi ile düzelir. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">İ</span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">diopatik parkinsonun nedeni kalıtım, virütik yada serbest radikallerin yaptığı hasar olabilir. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Parkinsona yatkınlık muhtemelen kalıtımla ilgilidir. Ancak hangi faktörlerin hastalığı ortaya çıkardığı tartışılmaktadır. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Henüz tam olarak açıklanamayan nedenle dopamin salgılayan sinir yollarında bozulma ve yıkım olmaktadır. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Böylece ortaya çıkan nörotransmitter (dopamin) yetersizliği özellikle ince hassas hareketlerde uyum problemlerine yol açar. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Hatırlama ve ruhsal düzen gibi entelektüel yeteneklerde bozulma olmadığından bedebsel eksikliği bizzat yaşama hastayı özellikle üzer. </span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">İlaç tedavisi fonksiyon bozukluklarını kısmen giderebilir.</span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Tedavide ilk seçilecek ilaç, bir dopa-dekarboksilaz inhibitörü ile (benserazit) birlikte kullanılan levodopadır. Madopar her ikisini içeren bir preparattır.</span></p>
</li>
</ul>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Parkinsondan Korunmak İçin</span></strong></p>
<ul>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><strong><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span></strong><span dir="ltr"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Anti-Agink programına uymak önemlidir böylece beyin ve sinir hücrelerinin zararlı iç ve dış etkenlerle vakitsiz ölümü engellenir.</span></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span dir="ltr"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana"></span></span><span dir="ltr"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Ağır metaller ve diğer sinir zehirlerinden<span>  </span>(alüminyum tencereler, alüminyum folyo, alüminyumlu antiasit ilaçlar vb.) kaçınmalıdır. </span></span></p>
</li>
<li>
<p style="line-height: 150%; text-align: justify"><span dir="ltr"><span style="font-size: 11pt; line-height: 150%; font-family: Verdana">Gerekirse kelasyon tedavisi ile bu maddelerin vücuttan dışarı atılımı sağlanmalıdır.<o:p></o:p></span></span></p>
</li>
</ul>
<p><o:p><font face="Times New Roman"> </font></o:p></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ozonclinic.com/ozon/?feed=rss2&amp;p=731</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
