Ozon Clinic
ARAMA
Aranacak kelimeyi yazıp, 'Enter' tuşuna basın:

    HEMŞİRE veya ATT ARIYORUZ
    2007-12-03 11:47:49
    BURSA DA SAĞLIK KURULUŞUMUZDA ÇALIŞTIRILMAK ÜZERE DENEYİMLİ HEMŞİRE veya ATT ARANMAKTADIR. MÜRACAATLAR GİZLİ TUTULACAKT ...
    - devamını oku



GUATR DA AMELİYATSIZ TEDAVİ

Nükleer Tıp Uzmanı 

 

                  Tıbben “Hipertiroidi” denilen, halk arasında “Zehirli Guatr” olarak bilinen hastalığın radyoaktif iyotla kesin ve kalıcı olarak tedavi edilmesidir. Guatrın, “zehirli” olmayan bazı türlerinde de bu tedavi kullanılmaktadır. Guatr, boyunda yer alan ve hormon salgılayan tiroid bezinin iltihabi ve tümöral olmayan hastalıklarının genel adıdır. Tiroid bezinin yapısındaki bozulmaların tipine ve tiroid bezi fonksiyonunun durumuna göre sınıflara ayrılır. İç-Dış, Erkek-Dişi Guatr:İç-dış, erkek-dişi guatr ifadeleri halk tarafından kullanılır. Kişinin boyun yapısına göre bezin büyümesi dışardan görünüyorsa (zayıf ve boynu uzun olanlarda görülür) buna dış guatr denir. Bezin büyümesi görünmüyorsa (şişman ve kısa boyunlularda görülmez) buna da iç guatr denir. Ameliyattan sonra tekrar eden yani nüks olanlar dişi guatr, tekrar etmeyenlere de erkek guatr denir. Eğer bezin belli bir kısmı çıkarıldıktan sonra ihtiyacı olan hormon dışarıdan verilmezse iç dengeler devreye girerek beyin aşırı TSH salgılar. Bu salgı tiroidi uyararak yeniden büyümesine sebep olur. Tekrar büyüdüğü için buna dişi guatr denir.Halk arasında söylenen “dişi - erkek” ya da “iç - dış” gibi sınıflamalar bilimsel temele dayanmaz.Hipertiroidi ve Tirotoksikoz nedir?Hipertiroidi, tiroit glandının fazla çalışmasına bağlı olarak tiroit hormonlarının fazla miktarda salgılanması sonucu ortaya çıkan klinik tabloya verilen isimdir. Tirotoksikoz, değişik nedenlerle örneğin fazla miktarda tiroit tableti alınması yada tiroiditlerde olduğu gibi tiroit depolarından kana ani olarak tiroit hormonlarının boşalması sonucu kanda tiroit hormonlarının yükselmesine verilen isimdir. İki durumda da klinik olarak aynı tablo ortaya çıkar. Ülkemizde en sık rastlanan hipertiroidi nedeni Basedow-Graves hastalığıdır. Guatr özellikle kadınlar arasında hayli yaygındır…HASTALIĞIN BELİRTİLERİ

  • Tiroid bezinin normalden fazla (hipertroidi) ve normalden az (hipotroidi) çalışması ile vücudun kalp-damar, solunum, sindirim, üriner ve sinir sistemlerini etkileyen belirtiler ortaya çıkar.
  • Tiroid bezinin fazla çalışma belirtileri;vSinirlilik, aşırı heyecan ve duygusallıkv      Sıcaklıkta artmav      Titreme(Ellerde ve dilde titreme)v      İştah artmasına rağmen kilo kaybıv      Çarpıntı, Taşikardi ( nabzın yükselmesi uykuda bile)v      Saç dökülmesi v      Cilt ve tırnaklarda değişiklikv      Barsak hareketlerinde artma v      Kuvvet azalmasıv      Mensturasyonda (aybaşı) azalma v      Sekste azalmav      Sık sık büyük abdest yapmav      Sıcaktan rahatsız olma, terlemev      Ayaklarda şişlikv      Göz bulguları(göz kapağı tembelliği, gözlerin dışarı doğru çıkması, çift görme,Üst göz kapağın  çekilmesi)v      Laboratuar testlerinde bozulma
    SGOT, SGPT, bilirubin ve LDH yükselebilir. Kemik ve karaciğerde bulunan alkali fosfataz enzimi karaciğer fonksiyon testleri normal olsa bile yükselebilir. Nadir olarak kalsiyum yüksek bulunabilir. Kolesterol düzeyi genelde düşüktür.
  • Tiroid bezinin az çalışması (hipotroidi) belirtileri;·         Kilo alma·         Kabızlık·         Soğuktan rahatsız olma·         Aşırı adet görme·         Kısık ses·         Güçsüzlük, hareketlerde yavaşlama·         Nabzın düşmesi·         Cildin-saçın kuru ve kalın olması
  • Risk Grupları;* Her iki cinste ve her yaş grubunda görülebilir. Ancak gebelik, doğum ve hormon dengelerinin sık sık değişmesi nedenleri ile kadınlarda daha yaygındır.Bazı bölgeler ve yörelerde daha sık görülebilir. Örneğin; Doğu Karadeniz ve İç Anadoluda daha sıktır.Yeni doğan çocuklarda doğumdan hemen sonra hormonlar kontrol edilmelidir. Doğuştan bir eksiklik varsa sistemlerin gelişmesine (özellikle zeka gelişimine) engellemeden eksiklik tamamlanmalıdır.
  • GUATR TANISI NASIL KONUR?
    Tiroid bezinin elle muayenesi, ultrason ile tiroid bezinin iç yapısının görülmesi, kanda tiroid hormonlarının düzeyinin saptanması, gerekirse tiroid sintigrafisi ile fonksiyon dağılımının görülmesi ile tanı konur. Kanser kuşkulu nodül varsa iğne biyopsisi yapılır. Daha önce sözü edilen belirti ve semptomların bir kısmının bulunması, tiroit hormon düzeylerinin yüksek olması ve düşük TSH düzeyi ile hipertiroidi tanısı kolaylıkla konur. Radyoaktif uptake testi ve tiroit sintigrafisi ile hipertiroidi nedenleri arasında ayırıcı tanı yapılabilir. Ayırıcı tanı yapılması oldukça önemlidir. Çünkü hipertiroidi nedenine göre değişik tedavi yöntemleri mevcuttur.
  • GUATR KANSERE DÖNÜŞEBİLİR Mİ? Gençlerde ve yaşlılarda tiroid nodüllerinde kanser görülme oranı %15-40′tır. Normal erişkinlerde tek nodülde kanser görülme oranı %10-20′dir.
  • GUATR TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?
    Üç ana tedavi şekli mevcuttur;
    1.      Antitiroit ilaç tedavisi2.      Cerrahi tedavi (tiroidektomi) 3.      Radyoiyot tedavisi (atom tedavisi)Başlangıç halindeki, nodül oluşmamış guatrlarda iyot alımının düzenlenmesi veya hastaya tiroid hormonlarının verilmesi ile guatr tedavi edilebilir. Çok sayıda ve büyük nodüllerin oluştuğu guatrlar, kanser kuşkusu olan guatrlar ameliyatla tedavi edilir. Tiroid bezinin fonksiyonundaki artma ile belirlenen hipertiroidi (zehirli guatr), hastaya radyoaktif iyot(Atom Tedavisi) verilerek tedavi edilebilir.
    Diğer yandan kalıcı hipertiroidi oluşturan Basedow-Graves hastalığı, zehirli guatr kesin tedavi gerektirir. Subklinik hipertiroidi, yaşlı hastalarda atrial fibrilasyona neden olacağından tedavi edilmesi gerekir. Bazı ilaçlar sadece hipertiroidi semptomlarını tedavi etmek için kullanılır. Bu ilaçların direkt tiroit fonksiyonları üzerine etkisi yoktur.Bazı hastalarda sinirlilik ve uykusuzluk ön plandadır. Bu nedenle bu hastalara sinirleri yatıştırıcı ilaçlar verilir.
  • GUATR NÜKS EDER Mİ? Tedavi edildikten sonra guatr oluşturan etken ortadan kaldırılmadığı için eğer gerekli önlemler alınmazsa nüks edebilir. Bu nedenle guatr hastaları ameliyat bile olmuş olsalar, belli aralıklarla kan tetkiki ve ultrason yaptırarak eğer nüks olasılığı varsa belli dönemlerde ilaç kullanmalıdırlar.
GUATR AMELİYATINDA SES TELLERİNİ KAYBETME RİSKİ VAR
Uzman ellerde yapılmayan guatr operasyonunda, hastanın ses tellerini kaybetme riski yüksektir. Guatr cerrahisi zor bir operasyondur.  Çünkü ehil olmayanlar ses tellerine giden sinirleri kesebilirler. Ayrıca iyi yapılmayan operasyonlarda hipoparatroidi oluşabilir. Bu da, ömür boyu vücutta titreminin yaşanacağı bir kas hastalığının oluşması demektir.
RADYOAKTİF İYOT TEDAVİSİ (ATOM TEDAVİSİ);
AVRUPA VE AMERİKADA AMELİYAT YERİNE  ATOM TEDAVİSİ(RADYOAKTİF İYOT) TERCİH EDİLİYOR.

“Radyoaktif iyot tedavisi” halkımız arasında “atom tedavisi” olarak da bilinmektedir. 50 yılı aşkın zamandır Türkiye’de milyonlarca hipertiroidi hastası bu tedavi yöntemi ile tedavi edilmektedir. Tiroid hormon düzeyi yüksek guatr’lı hastalara uygulanır. Yaşlı, kalp hastalığı, şeker hastalığı olanlara da uygulanır. Bilimsel araştırmalar, çocukluk çağındaki zehirli guatr hastalığında dahi kullanılabileceğini ve üstünlüklerini ortaya çıkarmıştır. Zehirli guatr olmasa dahi, tiroidin bazı nodüllerinde de tedavi amaçlı olarak radyoaktif iyot yöntemi kullanılmaktadır. Basedow-Graves hastalığında, Otonom çalışan toksik nodüllerde,Toksik multinodüler guatrda ,Tiroit kanserlerinde Atom Tedavisi uygulanır.

Radyoaktif iyot, iyot atomunun radyoaktif şeklidir. Bu atom, diğer radyoaktif maddeler gibi devamlı surette parçalanarak çevreye radyasyon yayar. Radyoaktif iyot, ağız yolu ile alındığında normal iyot gibi kısa sürede emilerek tiroit bezinde toplanır. Yaymış olduğu beta ışınları ile tiroit hücrelerinin bir kısmını ortadan kaldırarak hastalık sonucu artmış olan tiroit fonksiyonlarını azaltır veya tamamen ortadan kaldırır. Radyoaktif iyotun
• büyük miktarı idrar ile,
• bir kısmı tükürükle,
• çok az bir kısmı ise ter ve dışkı ile vücuttan atılır.
Radyasyon ve atom sözcüğü ilk anda birçok hastada “kanser” sözcüğünü çağrıştırmakta ve bu tedavi şekline birçok hasta tereddütle yaklaşmaktadır. Oysa verilen dozlar doktor tarafından belirlenen ve hastaya herhangi bir durumda zararı olmayan  minimal dozlardır. Bu tedavi yönteminin güvenililirliği birçok ilmi çalışma ile kanıtlanmıştır. Amerika Birleşik Devletlerin’de hipertiroidi hastalarının 90’ında atom tedavisi tercih edilmektedir. Memleketimizde de son zamanlarda hipertiroidi tedavisinde en sık uygulanan tedavi yöntemini oluşturmaktadır. Bu konuda soru ve tereddütleri öncelikle tedaviyi uygulayan hekime veya bu konu ile ilgili Nükleer Tıp veya Endokrin hekimlerine sorulması gerekir. Konu ile ilgisi olmayan deneyimsiz kişilerin bu konudaki görüşlerine başvurulması bazen yanlış anlamalara neden olmakta ve hatta tedavinin geciktirilmesine veya maalesef gereksiz olarak iptaline neden olmaktadır.Yüksek doz alan hastalar hastanede yatırılarak tedavi edilir. Hipertiroidili hastalar ise ayakta takip edilir.
• Radyoiyot hamile ve emzikli kadınlar dışında her iki cinste ve her yaşta uygulanabilir.
• Hamilelere zarar verdiğinde genç hanımlarda adet döneminden bir hafta sonra ve hamilelik durumunun kesin olarak belirlenmesinden sonra uygulanır.

Radyoaktif iyot tedavisi için hasta şöyle hazırlanır,

.Herhangi bir nedenle ağız, cilt veya damar yolu ile almış olduğunuz normal iyot radyoaktif iyodun tiroidinizde yeterli miktarda tutulmasını önleyerek tedavinizin başarısını azaltır. Bu nedenle aşağıda belirtilen iyot içeren madde ve yiyecekleri tedavi öncesi belirli bir süre kullanmamanız gerekir. Kısıtlamayı iyot tedavisinden 2 gün sonra kaldırabilirsiniz.

İyot içeren aşağıdaki yiyecek ve maddeler kullanılmamalıdırv      İyotlu tuz v      İyotlu öksürük şurupları v      İyot içeren vitamin ve mineral ilaçları, hazır yiyecekler (cips gibi)v      Tentürdiyot v      Deniz ürünleri (balık, karides, vb.) v      Süt ve süt ürünleri (yoğurt, ayran, peynir…) v      Yumurta v      Pekmez v      Radyolojik çekimlerde kullanılan iyotlu kontrast maddeler v      Çikolata v      Soya yağı ve sosuRadyoiyot tedavisinden önce antitiroit ilaçlar (Propycil veya Thyromazol) doktorunuzun önerdiği sürede kesilir. Sadece beta blokerleri (Dideral, Beloc….) almaya devam edebilirsiniz. Gerektiği takdirde doktorunuz tedaviden 2 gün sonra antitiroit tedavisine bir müddet daha devam edebilir.

Tedavi sırasında uygulanacak kurallar nelerdir?

v      Radyoaktif iyot bir bardak su içerisinde sıvı şeklinde veya kapsül şeklinde uygulanır. v      Tedavi öncesi 3 saat aç olmanız gerekir. v      Radyoiyodu içtikten 2 saat sonra herşeyi yiyip içebilirsiniz. v      Bu süre içinde bulantı veya kusma olursa doktorunuza bildirmelisiniz. v      Radyoaktif iyodun büyük kısmı tiroid bezi tarafından tutulur. v      Genel olarak vücuttan idrar yolu ile, küçük bir kısmı ise tükürük, ter ve dışkı ile atılır. v      Yarılanma ömrü 8 gündür. Sekiz gün sonra verilen miktar yarıya düşer. Ancak vücuttaki yarılanması daha kısadır. v      Bayan hastaların tedavinin uygulanmasından önce hamile olmadıklarını kesin olarak belirlemeleri gerekir.

Tedavi sonrası ilk hafta içinde nelere dikkat edilmelidir?

• Çevrenin ve diğer aile bireylerinin gereksiz yere radyasyona maruz kalmaması için aşağıdaki kurallara uymanız gerekir. radyasyon, mesafe uzadıkça ve süre kısaldıkça azalır, mesafe kısaldıkça ve süre uzadıkça çoğalır.
• Aile fertleri ve yakınınızda bulunan kişiler hem vücudunuzdaki radyoiyodun sebep olacağı dış ışınlamadan hem de idrar, ter, tükürük gibi vücut sıvılarınızla oluşabilecek bulaşmalardan radyasyon etkilerine maruz kalabilirler. Bu nedenle:
• Tedaviden sonra evinize taksi veya özel arabanız ile gidebilirsiniz. Ancak aracın arkasında ve sürücüden en uzak mesafede oturunuz. Aynı sürücü ile 2 saatten fazla yolculuk etmeyiniz.
• İlk hafta içinde toplu taşıma araçları ile yolculuk yapmak zorunda iseniz yolculuk süresi 2 saati aşmamalıdır. Bu durumda sürekli olarak aynı yolcunun yanında oturmayınız, belli süreler ile yer değiştiriniz. Eğer boş bir yer varsa diğer yolculardan en uzak yere oturunuz
• Radyoiyodu aldıktan 2 saat sonra ve bir hafta boyunca bol miktarda su veya meyve suyu içiniz ve sık sık tuvalete gidiniz. Bu şekilde radyoiyodun vücudunuzdan atılımı daha hızlı olur.
• Tedavi sonrası ilk hafta ayrı yatınız.
• Eşinizle aynı odada yatacaksanız aranızda 2 metre mesafe bırakınız.
• Çevrenizdekilerle uzun süre temas etmeyiniz.
• Evde ve iş çevrenizdeki kişilerden mümkün olduğunca uzak durunuz.
• Çevrenizdeki kişilerle aranızda en az bir metre mesafe bırakın ve bir saatten fazla kalmayınız. Daha uzun süre kalmanız gerektiğinde aranızda 2 metre mesafe bırakınız.
• Altmış yaşından büyük kimselerin radyasyondan etkilenme riski düşüktür. Bu yaştaki büyükler için korunma önlemi almanız gerekmez.
• Özellikle hamile kadınlara ve 10 yaşından küçük çocuklara yaklaşmayınız.
• Küçük çocuğunuz varsa ilk 2 gün kucağınıza almayınız.
• Küçük çocuğunuzla uzun süre olmamak şartı ile birlikte olabilirsiniz.
• Size verilen radyoaktif iyot anne sütüne geçtiğinden çocuğunuzu emzirmemelisiniz.
• Mümkünse başkalarının kullandığı tuvaleti kullanmayınız.
• tuvaleti her kullanışınızdan sonra sifonu 2 defa çekiniz.
• Tuvalete gittikten sonra ellerinizi sabunla ve bol su ile yıkayınız.
• Lavaboyu kullandıktan sonra iyice yıkayınız.
• İlk hafta çatal, bıçak, kaşık ve tabaklarınızı ayırın. Ayrı olarak bol su ile yıkayın veya atılabilir (kağıt veya plastik tabak-çatal vs…) malzemeler kullanınız.
• Ayrı yüz ve banyo havlusu kullanınız.
• Çarşaflarınızı ve iç çamaşırlarınızı diğer çamaşırlardan ayrı yıkayınız.
• Birkaç saatlik kısa süreli ziyaretçi kabul edebilirsiniz. Ziyaretçiler ile aranızda en az 2 metre mesafe bırakınız.
• Tedaviden sonra işe dönmek zorunda iseniz mesai arkadaşlarınızla uzun süre birlikte kalmayınız ve işvereninize durumunuz hakkında bilgi veriniz.
• Sinema, tiyatro, konser ve benzeri kalabalık yerlere bir hafta gitmeyiniz.
• Eğer acil tedavi gerektiren herhangi bir durum söz konusu olur ise sizinle ilgilenecek hekim ve personele yakın zamanda radyoaktif iyot tedavisi gördüğünüzü bildiriniz.
• Tedavi sonrası iyotsuz diyete 2 gün daha devam ediniz.
• Radyoiyot tedavisinden 3 ay sonra çocuk yapabilirsiniz.

Radyoiyot tedavisinin yan etkileri nelerdir?

• Önemli bir yan etkisi yoktur.
• Ancak ağır hipertiroidi durumunda nadir olarak tedaviden yaklaşık 1 hafta sonra depo halindeki hormonların kana karışması sonucu geçici olarak çarpıntı ve titreme olabilir.
• Tedavi sonrası ilk gün içinde mide şikayetleriniz olabilir (bulantı, kusma gibi).
• Tedavinin ilk haftasında boynun ön bölümünde geçici olarak ağrı, hassasiyet, boğaz ağrısı, yutma güçlüğü gibi şikayetler görülebilir.
• radyoaktif iyot kansere ve size verilen dozlarda kısırlığa yol açmaz.

Radyoaktif iyotun  etki süresi ne kadardır?

 Genel olarak radyoaktif iyot içildikten 3 ay sonra maksimum etkisini gösterir. Ancak bazı hastalarda etkisi 6 ay kadar devam edebilir. Bazı hastalarda ise etkisi az olur ve ikinci doz gerekebilir. Hatta nadir olarak bazı hastalarda 3. doza da gereksinim olabilir. İkinci veya 3. doza gereksinim gösteren hastalarda tedavinin uygulama zamanı ilk dozdan sonra 3-9 ay arasında değişmektedir.
Hastaların hipotiroidiye girme ihtimali göz önüne alınarak ilk 3 ay içerisinde hasta yakından takip edilir. İkinci ve üçüncü dozu alan hastalarda yine herhangi bir yan etki görülmez. 
 DAHA SONRA AMELİYATA GEREK VAR MI?
Radyoaktif iyot tedavisi sayesinde Batı ülkelerinde “zehirli” guatr için ameliyat olma durumu çok önemli ölçüde ortadan kalmıştır. Bu tedavi; deneyimli ekipler tarafından uygun yöntemler kullanarak, yeterli doz ve bazı klinik hususlar dikkate alınarak yapıldığında daha sonra bir ameliyat ihtiyacı olmuyor. Ancak sınırlı bazı klinik durumlarda, radyoaktif iyot kullanmaksızın ameliyat olma zorunluluğu olabiliyor. RADYOAKTİF İYOT TEDAVİSİ ZARARLI MI? Zararı ve özel bir yan tesiri yoktur. Kanser yapmadığı bilimsel olarak ispatlanmıştır. Çocuk sahibi olmanızı engellemez. Hamilelere verilmez. Tedaviden sonra yaklaşık 9 ay hamile kalınması önerilmez.  NASIL UYGULANIYOR? Ayakta tedavi olarak yapılıyor. Hastanede yatma ihtiyacı yoktur. Bir defada kapsül veya sıvı olarak veriliyor. Nadir durumlarda tekrar yapılabilir. Önce muayene oluyorsunuz. Bu muayenede sizin tedaviye uygun olup olmadığınız kararı veriliyor. Muayenede sizin bu “Tedaviye uygun olduğunuz” kararı verilirse size birkaç gün sonrasına randevu veriliyor ve asıl tedavi yapılıyor. Aynı gün de evinize gidiyorsunuz. GUATR DA ALTERNATİF TIBBIN YERİ VARMI? Yoğurt Otu ve Sinirli otun guatr da her ne kadar kullanıldığı ve iyi geldiği ifade edilse de tiroid hastalığında alternatif tedaviler yanlış ve tehlikeli sonuçlara neden olabilir. Bazen Tiroid hastalıkları sadece tek bir belirti ile kendini belli ederken bazı hastalarda tüm belirtiler birden ve aniden ortaya çıkabilir. Unutmamak gerekir ki aynı türden bir tiroid hastalığı dahi her hastada aynı belirtilerle, sistematik bir sıra ve dizi içinde seyretmez. Kaldı ki tiroid hastalıkları onlarla ifade edilen çeşitliliğe sahiptir.  Diyetisyenlerin Guatr İlaçları Vermesi;Ülkemizde son yıllarda en acımasız şekliyle yükselen gelen diyet-şişmanlık-bitkisel tedavi endüstrisi maalesef tiroid hastalıklarına da el atmıştır. Bazı medyatik diyetisyenlerin, yetkisi olmadığı halde tahliller yaptırıp guatr tanısı koyduğu, guatr olan ve olmayan hastalara eğitimi ve bilgisi olmadığı halde guatr ilaçları verdiğini görebiliyoruz. Zayıflatma amacıyla guatr ilaçlarını verdiğine tanık olmaktayız. Son derece ciddi yan tesirleri olabilen, ölümcül sonuçları mevcut bu türden uygulamalar aynı zamanda mevcut tiroid hastalığının tanı ve tedavisinin de yetersiz, geç ve yanlış yapılmasına da sebebiyet verebilmektedir. Bu nedenle Tiroid Hastalıkları Konusunda Bilimsel ve Tıbbi Metodlardan Uzaklaşmayın!

Bu gönderi üzerinde yorum yok.

Bir mesaj gönderin

 
KÖŞE YAZILARI

Dr. Murat Baş

Radyasyon Onkolojisi Uzmanı ve Ozonterapist

 

 


 

Dr. Beytiye Baş

Nükleer Tıp Uzmanı Ozonterapist

 

 

 

BİLİMSEL MAKALELER
(PROFESYONELLER İÇİN)
Abone olun (RSS)
Sitemizin yeniliklerinden haberdar olmak için RSS okuyucunuza kayıt yaptırabilirsiniz: Şimdi abone olun
       

Thank you WordPress runs this show.